Başka bir renk deneyin:
Başka bir font büyüklüğü deneyin: 60% 70% 80% 90%


 


ÖLMEK Mİ, ÖLDÜRMEK Mİ İSTİYORSUNUZ? İŞTE İLACINIZ!

Prof. Dr. F. Cankat Tulunay
EACP onursal başkanı ve Türkiye Akılcı İlaç Kullanım platformu başkanı

Etkisiz veya çok sınırlı hastada kısmen etkili olduğu kabul edilen antidepressanlar bütün bilimsel gerçeklere rağmen ilaç firmaları ve bunların piyonları, doktorlar, danışmanlar ve ruhsat bürokratları, tarafından hasta ve hasta olamayanlara kullandırılmaya çalışılmaktadır. Halk önde depresyonunuz olduğuna ve sonra bunun tek çaresinin antidepressan kullanımı olduğuna inandırılmaktadır. Bir çok doktor depresyon ve depresyon tanısını bilmeden bol keseden bu ilaçları yazmaktadır. Türkiye gibi ülkelerde özellikle gençler için çok tehlikeli olan bu ilaçlar reçetesiz olarak verilmektedir. Erkek arkadaşı ile tartışan ortaokul öğrencisi en yakın eczaneye gidip, üzüntüsü için (!) bir antidepressan alabilmektedir.
Bazıları halen ilaç firmalarından aldıkları 3-5 kuruş sadaka için antidepressanların intiharı artırmadığını, intiharların hastalığın sonucu olduğunu iddia etseler de FDA bile antidepressanların intihara ve intihar düşüncesine sebep olduğunu, intihar riskini artırdığını kabul etmiş ve bunu bu ilaçların prospektüslerine yazdırmıştır.
Ondört milyar dolarlık bir pazarı kaybetmek istemeyen sanayii elinden geleni (rüşvetten, sahte yayınlara, doktor ve bürokrat satın almaya kadar) ardına koymamakta.
Yapılan tarafsız araştırmalar ilaç firmaları ve piyonları tarafından dikkate alınmamakta. Örneğin Duloxetin (Cymbalta) ile yapılan bir araştırmada duloksetin kullanan 5 hastadan biri plasebo kullananlardan daha kötü olmuşlar (R. Gueorguieva ve ark.,Trajectories of Depression Severity in Clinical Trials of Duloxetine: Insights Into Antidepressant and Placebo Responses, Arch Gen Psychiatry. 2011;68(12):1227-1237.).

Bu gün ABD de 12 yaşın üerindeki her 10 kişiden birisi antidepressan kullanmaktadır. Yaşlara göre antidepressan kullanımı (IMS, Vector One: National (VONA) and Total Patient Tracker (TPT) Database, Year 2013, Extracted April 2014).
0-1 Yaş                  26,406
2-3 Yaş                  46,102
4-5 Yaş                  45,822
6-12 Yaş                686,950
13-17 Yaş              1,444,422
18-24 Yaş              2,860,537
25-44 Yaş            12,400,129
45-64 Yaş            16,185,388
65 Yaş +                8,566,579
Total             41,226,394

Bebeklere dahi antidepressan kullandıranlarda acaba vicdan denilen şey var mı? ABD de bilgi edinme hakkı dolayısı ile Harvard Tıp Fakültesinden Prof. Kirsch FDA ve firmalardan yayınlanmamış klinik araştırmaları istediğinde kıyamet koptu. Tüm veriler yeniden değerlendirildiğinde antidepressanların çoğunun plasebodan (yalancı ilaç) farksız olduğunu fakat çlüme kada varan çok ciddi yan etkileri olduğu ortaya çıktı. Bu yan etkilerin en ciddileri kişinin kendine ve başkalarına zara vermesidir. Bu konuyu merak edenler için: http://www.cchrint.org/psychiatric-drugs/antidepressantsideeffects/ , https://ssristories.org/ssris/ sayfalarını tavsiye ederiz. Burada tüm intiharlar, okul ölümleri, ailelerin verilen zararlar iyi bir şekilde dökümante edilmiştir.

Bir süre önce yayınlanan CORBETT raporu ABD de SSRI lere bağlı ölüm ve başkalarına zarar verme, kitlesel cinayetleri gün ışığına çıkartmıştır (https://www.corbettreport.com/medicated-to-death-ssris-and-mass-killings... ). Örneğin Prozac, 1990-2000 yılları arasında meydana gelen kitlesel okul ölümlerinden sorumludur (https://www.cchrint.org/2012/07/20/the-aurora-colorado-tragedy-another-s... ). Maalesef çoğunlukla ilaç firmalarının zarar görmemesi için bu tip olaylar gizlenmekte veya üzerinde fazla durulmamaktadır. Binlerce çocuk bu ilaçları kullanma sonucu beyin kimyalarını değiştirmekte ve kendilerine ve başkalarına tamiri mümkün olmayan zarar vermekteler.
David Healy’ye göre (150 den fazla makalesi var) SSRI ler ABD ve Avrupada açıklananlar dışında 4000 den fazla intihara sebep olmuş. Bu rakamlar yayınlanmayan çalışmalardan elde edilmiş, yani ilaç firmaları ilaçlarının zararını bildiği halde bunu kamuoyundan saklamışlar.

Cochrane Collaborative tarafından yapılan yeni değerlendirmede 18.526 kişiyi kapsayan 70 klinik çalışma değerlendirilmiş ve antidepressanların 18 yaş altındaki genç ve çocuklarda intihar ve saldırganlığı 2 misli artırdığı ve erişkinlerde de benzer sonuç olduğu gösterildi (Sharma, T.,  Guski, L., Freund, N., Gøtzsche, P; Suicidality and aggression during antidepressant treatment: systematic review and meta-analyses based on clinical study reports. British Medical Journal. January 27, 2016;352:i65).

Amerikalı ve İtalyan araştırmacılar tarafından yapılan araştırmada SSRI kesilme belirtilerinin benzodiazepin ve barbitüratlara benzediğini gösterdi. Araştırmacılar 23 klinik çalışma ve 38 vaka bulgusunu değerlendirdiklerinde en kötü kesilme belirtilerinin paroxetine (Paxil) kesilmesinde görüldüğü, belirtiler sersemlik, elektrik şok duygusu, anksiyete, panik, ajitasyon, uykusuzluk ve şiddetli depresyon şeklinde kendini göstermekte. Bulgular ilacı bıraktıktan birkaç gün sonra ile birkaç hafta sonra ortaya çıkabiliyor (Chouinard G, Chouinard V, -A, New Classification of Selective Serotonin Reuptake Inhibitor Withdrawal. Psychother Psychosom 2015;84:63-71, Fava, G.A., A. Gatti, C. Belaise, J. Guidi, and E. Offidani. “Withdrawal Symptoms after Selective Serotonin Reuptake Inhibitor Discontinuation: A Systematic Review.” Psychotherapy and Psychosomatics 84, no. 2 (2015): 72–81).
Liverpool Üniversitesinden Read ve ark. (Read J, ve ark,  Beliefs of people taking antidepressants about causes of depression and reasons for increased prescribing rates, J Affect Disord. 2014;168:236-42) antidepressanlara bağlı intihar, intihar düşüncesi, seksüel bozukluklar ve duygusal küntlüğün tahminlerden çok daha fazla olduğunu ortaya koydular. Antidepressan kullanan hastaların 1.829 hastanın yarısından fazlası ilaç kullanmaya başladıktan sonra (beş yıl) ilaca bağlı psikolojik problemlerden şikayet etmiştir. 18-25 Yaşlardaki hastaların %50 sinde intihar düşüncesi, %62 seksüel sorunlar, %60 duygusal küntlükten, %52 kendisini başka birisi gibi görmekten, %42 pozitif düşüncelerin azalmasından, %55 yoksunluk bulgularından şikayet ederken, ilacn depresyon belirtilerini azalttığını düşündüklerini bildirmişler.

Bundan dört sene önce Brintellix (vortioxetine) isimli yeni bir anti depressan için sonuç kısmında ‘’ Görüldüğü gibi Vortioxetine’in önünde çok uzun bir yol var. Şu ana kadar olan yayınlar çok etkileyici değil ve bilinenlerden farklı bir şey getirmiyor. Yaygın kullanımda ne gibi yan etkiler ortaya çıkartacağı ve etkinliğini tahmin etmek çok zor. Her nekadar Lundbeck bunu 2013 te ABD de pazarlamaya başlamayı ve 2018 de 1.8 milyar dolar satış yapmayı beklese de her zaman evdeki hesap çarşıya uymaz. İlaç piyasaya çıkmadan veya çıktıktan bir süre sonra toplatılabilir. Son günlerde ‘milli ilaç’ üretme sevdasında olanların bunlardan bir ders çıkartması gerekir.’’ Yazmıştım (http://www.klinikfarmakoloji.com/index.php?q=node/1132 ). Maalesef ilaç önce ABD de sonra Türkiye dahil çeşitli ülkelerde en etkili ve en emniyetli antidepressan olarak pyasaya verildi. İlacı geliştiren ve pazarlayan Lundbeck firması basın bildirgesinde depresyonun sebebinin bilinmediğini belirtirken ilacın beyin kimyasını nasıl değiştirdiğini açıklamaya çalışmakta. Yani neden olduğu bilnmeyen bir hastalığa beyin kimyasını alt-üst edebilen bir ilaç tavsiye ediyor (!!). Diğer antidepressanlar beyinde bir-iki kimyasal değişiklik yaparken bu ilaç 6 reseptörü ( 5HT1A agonist, 5HT1B kısmi agonist, 5HT3 antagonist, 5HT1D antagonist, 5HT7 antagonist sodyum bağımlı 5-HT transporter inhibitör) etkilemektedir. Bu reseptörlerin henüz fonksiyonları tam olarak belli değilken, bunların tümünü etkileyen bir ilaç nelere sebep olabilir! (http://gaia-health.com/conventional-medicine/pharmaceuticals/new-antidep... ).

FDA ilaç firmalarının maddi-manevi etkileri ile halk sağlığı yerine firma sağlığını ön plana almış ve binlerce ölüme sebep olmuş ve olmaya devam etmekte. FDA 2002 yılında GEPİRONE isimli yeni bir antidepressanı yetersiz etkenlik ve emniyet sebebi ile redder. Firma 2004 yılında tekrar müracaat eder ve tekrar reddedilir. Yenilen pehlivan doymaz hesabı 2007 de tekrar müracaat ve tekrar red. Firma 2015 de yeni (!) delillerle tekrar müracaat eder ve tekrar rededilir. Yani beş sene içinde firma tatmin edici bir delil bulamaz ama bu sene delil yerine başka şeyler bularak yeniden müracaat eder ve mucizevi bir şekilde FDA’i danışma kurulunu (herhalde duygusal sebeplerle) ikna ederek her derde deva bir ilaç olarak ruhsat alır. Herhalde kısa süre sonra da Türkiye de piyasaya çıkar (!!!). Türkiye de piyasaya çıkınca mucizevi etkilerini sizlerle paylaşırız.

Aşağıda merak edenler için Gepirone FDA tartışmalarını takdim ediyoruz.(http://www.fda.gov/downloads/AdvisoryCommittees/CommitteesMeetingMateria..., http://www.fda.gov/downloads/advisorycommittees/committeesmeetingmateria..., http://www.fda.gov/downloads/advisorycommittees/committeesmeetingmateria..., http://www.fda.gov/downloads/advisorycommittees/committeesmeetingmateria..., http://www.fda.gov/downloads/advisorycommittees/committeesmeetingmateria...)