ASTIM TEŞHİSİ YANLIŞ KONUYOR, ASTIM İLAÇLARI GEREKSİZ VERİLİYOR

klinik farmakoloji dosyası
Bilimsel Yazılar

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

“Derdime bir çare” köşesinde, modern tıbbın geldiği durumu göstermesi bakımından çok çarpıcı bir hasta hikâyesi var.

Üstelik bu öyle “ender-i nadirattan” bir hikâye de değil, her gün binlerce, on binlerce örneği tekrarlayıp duruyor.

Önce bu okuyucu mektubunu sonra da yazımı okuyun:

BİR: Evet, bir insana “astım” teşhisi koymak “tipik” hastalarda gerçekten de çok kolaydır.

Tecrübeli bir doktor, hastanın öksürme şeklinden, nefes alıp verişinden bile hastasında astım olduğunu anlar ama elbette bunu kesinleştirmek için hastanın ayrıntılı “sorgulanması ve muayenesi” şarttır.

Sanılanın aksine astım teşhisi için “akciğer grafisi de solunum fonksiyon testleri (SFT)” de gerekli değildir.

Bunlar, şikâyet ve muayene bulguları tipik olmayan hastalarda “astım teşhisi için değil, astım teşhisini dışlamak için” yapılabilir.

Bu hastanın ifade tarzından onda “astım” olabileceğine doğrusu hiç mi hiç ihtimal vermiyorum.

Zaten kendisi de bunu “nefes darlığımın psikolojik olabileceğini düşünüyorum” sözleriyle çok güzel ifade ediyor.

Ne acıdır ki “Bende nefes darlığı var”, “Aldığım nefes yetmiyor” diyen herkese hemen bir akciğer röntgeni ve bir SFT yapılıp hemen “astım” veya “astım başlangıcı” teşhisi konması Allah’ ın emri oldu.

İKİ: “Astım başlangıcı” diye bir hastalık yoktur. Böyle bir “Türk icadı teşhis” doktor bakımından şu manalara gelebilir:

a. Ben bu hastadan bir şey anlamadım, astım mı değil mi karar veremiyorum.

b. Bu hasta astım değil ama başına bir iş gelirse, benden bilirler, şuna bir Seretide, Symbicort, Foster yazayım da bende sorumluluk kalmasın.

c. Bu hastada astım da yok hatta tarif ettiği de nefes darlığı falan değil, biliyorum ama “nefes darlığım var” diyen birine ilaç yazmazsam hasta tatmin olmaz.

d. Gerçi hastanın ifadesi astıma hiç benzemiyor ve muayenesi de normal fakat SFT’ de bir miktar bozukluk olan “nefes darlığından” şikâyetçi birine nasıl bir şeyin yok derim.

e. Astım ilacı yazmak için “astım teşhisi” koymadan başka çarem yok.

Astım başlangıcı teşhisi konan hiçbir hastanın astımlı olduğuna hele de Respiro veya benzeri bir ilaca ihtiyacı bulunduğunu sanmıyorum.

ÜÇ: Bu hastada “astım teşhisi” yüzde yüz doğru olsa bile verilen ilaç yüzde yüz yanlıştır!

Respiro’ da kortizon (flutikazon) + uzun etkili nefes açıcı ilaç (salmeterol) var.

Bu ilacın orijinalinin ülkemizde “Seretide”, USA’ da ise “Advair” adıyla satılıyor.

Symbicort, Foster ve diğer benzerleri de içlerindeki etken maddeler farklı olan fakat aynı amaçla kullanılan, birbirlerinden de pratikte hiçbir farkları olmayan ilaçlardır.

Bakın Respiro’ nun orijinali olan Advair’ in üretici firma tarafından hazırlanan internet sitesinde yazan “ilk cümle” şu:

“Salmeterol gibi (Advair’ de bulunan ilaçlardan biri) uzun etkili nefes açıcı ilaç alan astımlı hastalarda astımla ilgili problemlerden dolayı ölüm riski artmıştır.”

Hemen bunun altında, Advair Diskus’ un kullanılması için onay alındığı durumlar başlığı altında yer alan cümle de “aynen” şöyle:

“Advair, sadece, astımın sprey kortizon gibi uzun süreli astım kontrolü sağlayan bir ilaçla tam olarak kontrol altına alınamadığında doktor kararıyla kullanılır.”

Bu şu demek: Astımlıların çoğunda hastalık sadece sprey kortizonla kontrol altına alır, bu ilaç ancak şikâyetleri bununla kontrol altına alınamayan hastalarda taşıdığı riskler de hesaba katılarak “dikkatle” verilmelidir.

Bu hastada olduğu gibi hele de kalp hastası olan birine kalp kasını uyaran, ritim bozukluğu, çarpıntı, tansiyon yüksekliği yapabilen bir ilacın “astım başlangıcı” gibi üfürük bir teşhisle yazılması olacak bir şey değildir.

DÖRT: Advair gibi hem kortizon hem uzun etkili nefes açıcı ilaç (salmeterol, formoterol) ihtiva eden ilaçlar, astımlıların sadece yüzde 10 kadarında gerekli olabilir.

Astımlıların yüzde 90’ ını sadece sprey kortizonla kontrol altına almak mümkündür ve bunların büyük çoğunluğunun da sprey kortizonu ömür boyu kullanması bile gerekmez.

Gelelim neticeye

BİR: Doktorunuzun size bu durumda “Respiro” yazması çok doğru çünkü aldığı eğitim bunu gerektiriyor.

Ona hocaları böyle öğretiyor; hocaları da aynı durumlarda aynı ilacı yazıyor; gereksiz tetkik, teşhis ve tedavi onların da umurlarında değil.

Üstelik de sağlık sisteminin baskısı altındaki bir doktorun başka türlü davranması, zaten yanlış olurdu.

İKİ: Solunum fonksiyon testlerinin (SFT) klinikte faydası çok sınırlıdır; ancak araştırma amaçlı kullanılabilir.

Üstelik de doktorların çoğu SFT’ yi aynen doktorluk yetkisi verilen “Bakkal Mehmet Efendi gibi” yorumluyor.

SFT ile astım teşhisi konmaz!

ÜÇ: SGK’ yi Seretide, Symbicort, Foster ve her gün bir yenisi çıkan eşdeğer ilaçların bu şekildeki “uygunsuz kullanımına dur demesi için” tekrar uyarıyorum.

Ey hastalar, doktorlar ve SGK, bu ilaçların parası hepimizin cebinden çıkıyor, kendimizi soydurmayalım, uyanalım, yeter artık!

KAYNAKLAR

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/06/28/derdime-bir-care/ilac-sektoru-...

http://www.advair.com/

http://ahmetrasimkucukusta.com/2012/11/17/yazilar/tip-yazilari/astim/sol...

http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/04/27/yazilar/tip-yazilari/astim/ast...