AB İLAÇ REFORMU

Haber

Avrupa Birliği İlaç Mevzuatının Büyük Reformu

Avrupa Birliği (AB), son yirmi yılın en kapsamlı ilaç mevzuatı reformunu gerçekleştirmek üzere büyük bir adım atmış durumdadır. Avrupa Komisyonu tarafından sunulan ve halihazırda yasalaşma süreci devam eden "AB İlaç Mevzuatı Reformu" (Major Reform of EU Pharmaceutical Legislation), beşeri tıbbi ürünlerin geliştirilmesi, onaylanması, fiyatlandırılması ve küresel pazarda rekabet edebilirliği konularında köklü değişiklikler öngörmektedir.

1. Reformun Arka Planı

Avrupa Birliği’nin beşeri tıbbi ürünlere yönelik mevcut yasal çerçevesi büyük ölçüde 20 yıl öncesinin dinamiklerine dayanmaktadır. Ancak pandemi süreçleri, biyoteknolojideki hızlı gelişmeler (gen ve hücre tedavileri), yapay zekanın sağlık sistemlerine entegrasyonu ve kritik ilaçlarda yaşanan küresel tedarik zinciri krizleri, mevcut mevzuatın güncellenmesini zorunlu kılmıştır.

Nisan 2023'te Avrupa Komisyonu tarafından önerilen bu paket, temel olarak iki yasa teklifinden oluşmaktadır:

  • Yeni bir Direktif: Beşeri tıbbi ürünlere ilişkin AB kodunu modernize etmekte ve ulusal hukuka aktarılacak kuralları belirlemektedir.
  • Yeni bir Tüzük: Avrupa İlaç Ajansı (EMA) düzeyindeki merkezi prosedürleri, yetkilendirmeleri ve pazar teşviklerini düzenlemektedir.

2. Reformun Temel Amaçları ve Stratejik Hedefleri

Reform paketi, inovasyonu teşvik etmek ile hasta erişimini ve sürdürülebilirliği sağlamak arasında hassas bir denge kurmayı amaçlamaktadır:

  • Erişilebilirlik ve Adil Dağıtım: AB içindeki hastaların ilaçlara erişim süreleri arasında ülkeden ülkeye büyük uçurumlar bulunmaktadır. Reform, yenilikçi ilaçların sadece büyük üye ülkelerde değil, 27 AB ülkesinin tamamında eş zamanlı olarak pazara sunulmasını teşvik etmeyi hedefler.
  • Karşılanmamış Tıbbi İhtiyaçlar (Unmet Medical Needs): Nadir hastalıklar ve pediatrik popülasyonlar gibi ticari olarak daha az cazip ancak tıbbi açıdan kritik alanlarda yeni ilaç geliştirilmesini teşvik etmek.
  • Antimikrobiyal Direnç (AMR) ile Mücadele: "Sessiz pandemi" olarak adlandırılan antibiyotik direncine karşı yeni nesil antimikrobiyallerin geliştirilmesini desteklemek için yeni finansal mekanizmalar kurmak.
  • Tedarik Güvenliği: Özellikle temel antibiyotikler, ağrı kesiciler ve kanser ilaçlarında yaşanan ilaç kıtlıklarının (drug shortages) önüne geçmek, tedarik zincirini şeffaflaştırmak.

3. Getirilen Köklü Yenilikler ve Mekanizmalar

A. Veri ve Pazar Münhasırlığı Sürelerinin Kademeli Yapısı (Modulated Data Incentives)

Mevcut sistemde yenilikçi ilaç üreticilerine standart olarak 8 yıl veri koruması (data protection) ve 2 yıl pazar münhasırlığı (market exclusivity) olmak üzere toplam 10 yıllık bir koruma standardı sunulmaktadır. Reform, bu standart süreyi 6 yıla düşürmeyi ancak belirli şartların yerine getirilmesi durumunda sürenin uzatılmasını öngören "kademeli teşvik" modelini getirmektedir:

  • İlaç tüm AB üye ülkelerinde piyasaya sürülürse: +2 yıl
  • İlaç "karşılanmamış bir tıbbi ihtiyaca" hitap ediyorsa: +6 ay
  • Yeni klinik çalışmalarla mevcut ilaca yeni bir terapötik endikasyon eklenirse: +1 yıl

Bu model, ilaç şirketlerini ürünlerini tüm Avrupa pazarında hızla dağıtmaya zorlamayı amaçlamaktadır.

B. Devredilebilir Veri Münhasırlığı Kuponları (Transferable Voucher System for AMR)

Yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi yüksek maliyetli ancak kullanım alanları kısıtlı olduğu için firmalar için kârlı değildir. Reform, yeni bir antimikrobiyal geliştiren firmaya bir "kupon" (voucher) verilmesini önermektedir. Bu kupon, firmanın kendi portföyündeki (örneğin çok satan bir kanser ilacının) veri koruma süresini 1 yıl uzatmak için kullanılabileceği gibi, başka bir ilaç şirketine de satılabilecektir.

C. Ruhsatlandırma Süreçlerinin Hızlandırılması ve Dijitalleşme

EMA’nın bilimsel değerlendirme süreçleri sadeleştirilmektedir. Standart onay sürelerinin 210 günden 180 güne, kamu sağlığı krizlerinde ise daha da kısa sürelere indirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca kağıt broşürler yerine elektronik ürün bilgileri (e-Leaflet) standardına geçilerek lojistik süreçler hızlandırılacaktır.

D. Çevresel Risk Değerlendirmesi (Environmental Risk Assessment - ERA)

İlaçların üretim ve tüketim aşamalarında çevreye (özellikle su kaynaklarına) verdiği zararlar daha sıkı denetlenecektir. Çevresel risk değerlendirmesini başarıyla geçemeyen veya üretim tesislerinde çevre standartlarına uymayan ilaçların ruhsat süreçleri askıya alınabilecektir.

4. Sektörel Tartışmalar ve Eleştiriler

Reform tasarısı, paydaşlar arasında ciddi tartışmaları da beraberinde getirmiştir:

  • İnovatif İlaç Endüstrisi (EFPIA vb.): Standart veri koruma süresinin azaltılmasının Avrupa'nın küresel rekabet gücünü zayıflatacağını, Ar-Ge yatırımlarının ABD ve Asya'ya kayacağını savunmaktadır. İlaçların 27 ülkenin tamamında aynı anda piyasaya sürülmesinin ardındaki engellerin şirketlerden değil, ulusal fiyatlandırma ve geri ödeme (reimbursement) süreçlerinden kaynaklandığını ileri sürmektedirler.
  • Jenerik ve Biyobenzer İlaç Üreticileri: Temel veri koruma süresinin kısaltılmasını desteklemektedir. Bu sayede jenerik ilaçların pazara daha erken gireceğini, rekabetin artacağını ve sağlık bütçeleri üzerindeki yükün hafifleyeceğini belirtmektedirler.
  • Hasta Örgütleri ve Kamu Sağlığı Savunucuları: İlaç fiyatlarının dengelenmesi ve nadir hastalıklara yönelik ilaçların erişilebilir kılınması açısından reformu olumlu bulmakta, ancak antibiyotik kupon sisteminin (voucher) suiistimale açık olabileceği konusunda endişelerini dile getirmektedirler.

5. Sonuç

AB Beşeri İlaç Mevzuatı Reformu, sadece Avrupa kıtasını değil, küresel ilaç endüstrisini, klinik araştırma standartlarını ve Türkiye dahil olmak üzere AB mevzuatını yakından takip eden/uyumlaştıran tüm ülkelerin ilaç otoritelerini derinden etkileyecek potansiyele sahiptir. Sağlık teknolojisi değerlendirmesi, değer bazlı fiyatlandırma ve sürdürülebilir sağlık ekonomisi gibi modern kavramların gölgesinde şekillenen bu yeni yasal çerçeve, önümüzdeki yıllarda tıp ve eczacılık dünyasının en önemli gündem maddesi olmaya devam edecektir.