ANKARADA DA MÜFETTİŞLER VAR!

klinik farmakoloji dosyası
Editörden

Senelerdir gerek Farmamedya ve gerekse klinikfarmakoloji.com  hem ülkemizdeki ve hem de uluslararası ilaç yolsuzluklarını ve ilaçta oynanan oyunları kamuoyuna anlatmaya çalışıyor. Bu konuda son senelerin en ciddi araştırması ise SGK tarafından yapıldı. Baş müfettiş Vedat taşlıçay, Müfettişler; Atilla Kamışlı, Fatih Mecek, Gülay Orta, Ebru Fisunoğlu ve Ayşe Özer tarafından hazırlanan inceleme raporu ilaç sorunun boyutlarını ve bu konuda başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere bazı yetkililerin sorumluluklarını halen yerine getirmediğini çok güzel açıklıyor. Bu bakımdan SGK yetkililerini ve bu vatansever müfettişleri gönülden kutluyor ve teşekkür ediyoruz. Umarız Sağlık Bakanlığının onurlu ve vatansever müfettişleri de,  zamanında yaptıkları gibi, bu konuda bir rapor hazırlarlar ve bu raporda yer almayan konuları da gün ışığına çıkartırlar. Kendilerine bu konuda her türlü destek ve bilgi mermnuniyetle verilecektir.

15.4 2008 de SGK Genel Müdür Vekili Opr. Dr. Sami Türkoğlu, SB İlaç ve Eczacılık Genel müdürlüğüne gönderdiğ yazıda soygunları önlemek için öneriler sunuyor ve yardım istiyordu. Üzüntü ile belirtmek gerekir ki SGK halen beklediği desteği alabilmiş değil.

Bakın SGK neler istiyordu:

Komisyon tarafından ilaç piyasasında görülen yolsuzlukların önlenmesi veya en aza indirilmesi için bazı çözüm önerilerine ulaşıldığı bildirilerek, belirlenen çözüm önerilerinden aşağıda belirtilen;

1.      Akılcı ilaç uygulamasına geçilmesi için Bakanlığınızla koordineli olak çalışılması,

a.       Bu konuda ulusal düzeyde kararlılık gösterilmesi,

b.      Tıp fakültelerinde Rasyonel Farmakoterapi Eğitimine hız verilmesi

c.       Eczacı meslek örgütlerinin akılcı ilaç kygulamasına katılımları sağlanarak yurt genelinde bilinçlendirme faaliyetinin yürütülmesi

d.      Hekimlere akılcı ilaç kullanımı konusunda sürekli eğitimler verilmesi, ( Editör görüşü: Bu konuda Klinik Farmakoloji Derneğinin çeşitli illerde doktor ve eczacılar için düzenlediği “Akılcı İlaç Kullanımı” toplantıları dışında senelerdir ne Sağlık Bakanlığı ve nede esas görevlerinden birisi olması gereken Türk Tabibler Birliği bu konuda ciddi bir çalışma yapmamıştır)

2.      İnsanımızı çağdaş tedavi olanaklarından mahrum bırakmayacak, yine insanımızın daha kaliteli yaşamasına imkan tanıyacak yeni ilaçların zamanında sisteme girmesini sağlayacak tarzda özellikleri olan, Temel ilaç listesi uygulamasının hayata geçirilmesi için tüm tarafların görüşü alınarak katılımları ile çalışma yapılması, ( Editör görüşü: Son senelerde Türkiye bir ruhsat cenneti halini almıştır. Ülkenin ihtiyacı olup olmadığına bakılmadan, ilaç sanayiinin baskısı ile, dünyada 1-2 ülkede satılan ilaçlar bile ruhsatlandırılmakta ve sonrada bunlar çeşitli baskı ve diğer yöntemlerle geri ödeme listesine sokulmaya çalışılmaktadır. Ayrıca yine son senelerde görülmemiş bir şekilde birçok ülkede off-label (resmi endikasyon dışı) kullanımlar ve ara ürünler geri ödeme listesine sokulmuştur)

3.      Bakanlığınız  tarafından 2003 yılında birinci basamak sağlık hizmetlerine yönelik olarak çıkartılmış olan, ancak sadece tavsiye niteliği taşıyan standart tanı ve tedavi rehberlerinin tüm sağlık hizmetleri basamaklarına yaygınlaştırılarak uygulanabilir hale getirilmesi, (Editör görüşü: 2003 Yılında hazırlanan ve akabinde Bakan emri ile durdurulan ve daha sonra 2. Versiyonu çıkan rehber, rehber olmaktan çok uzaktır ve ciddi eksiklil ve yanlışlıklar içermektedir. Bu rehberin ciddi bir şekilde yeniden ve rehber hazırlmayı bilen uzmanlar tarafından SGK tasrasfından yapılmasında ve bu rehberin geri ödemeye esas teşkil etmesinde büyük fayda vardır.)

4.      Bakanlığınız tarafindan yürütülen "ilaç takip sistemi" çalışmasının kısa sürede yürürlüğe konulması için destek olunması,

5.      İlaç yolsuzlukları ve akıllı ilaç kullanmı hususlarında vatandaşların bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla, yazılı ve görsel materyaller hazırlanması, bunların halka ulaşmasını sağlamak için RTÜK, meslek kuruluşları, Milli Eğitim Bakanlığı ve benzer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılması, (Editör notu: Bu konuda en ufak bir girişimde bulunulmadığı gibi halk bazı renkli basın ve TV lerin insafına bırakılmıştır. Bu gün Türkiyede hastaların bilgi alabileceği ciddi hiçbir kurum yoktur)

6.      Eczane ruhsatl verilmesinde Eczacı Odalarının, il Sağlık Müdürlüğü ile birlikte karar vermesini ve eczane açılışında Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili Sağlık İşleri İl Mudiirlüğünün  gorüşünün talep edilmesini sağlayan mevzuat değişikliğinin yapılması,

7.      Tıbbi mümessiller vasıtasıyla uygulanan “ilaçta promosyonun” ulaştığı rakamlar ve bunun Kurum giderlerine olan olumsuz etkisi dikkate alınarak, ilaç yolsuzluklarına karışan tıbbi mümessillerin sebep oldukları Kurum zararından ilgili firmaları sorumlu tutacak diizenleme yapılmasını , ilaç firmalarının oluşturduğu dernek ve sendikalar ile birlikte usul ve esaslann belirlenmesi, (Editör görüşü: Yan sütunlarda yolsuzluk ve usulsüzlük yapan firmaların ABD de nasıl cezalandırıldığı, bir firmanın nasın 1.4 milyar ödemeye mecbur olduğu görülecektir. Her gün gazetelerde doktor-eczacı-mümessil üçgeninin nasıl hastaları ve kurumları soyduğunu, bir ilde neredeyse tüm sağlıkçıların nasıl organize soygun çetesi oluşturulduğu okumaktayız)

 

Önerileri ile ilgili yapılacak işlemler Kurumumuz görev alanında yürütülemeyeceğinden, önerilerin gerektiğinde Kurumumuz yetkililerinin de katılımıyla Bakanlığınız görev alanında değerlendirilebilmesi amacıyla söz konusu raporun bir orneği yazımız ekinde gönderilmektedir.

 

Bilginizi, yapılan/yapılacak işlemlerden Kurumumuzun bilgilendirilmesi hususunu arz ederim

 

 

                                                                                    Op. Dr. Sami Türkoğlu

                                                                                                Genel Müdür V.

 

SGK müfettişleri ve yetkililerini tekrar kutluyor ve teşekkür ediyoruz.