İngiltere COVID Harcamalarının Hesabını Soruyor — Türkiye Ne Zaman Soracak?
Pandemi bitti; ama harcanan her kuruşun hesabı bitmedi. Bir şeffaflık ve hesap verebilirlik karşılaştırması.
Prof. Dr. F. Cankat Tulunay
İngiltere: Milyarlarca Sterlinin Peşinin peşinde
COVID-19 sırasında kamu kaynakları dünyanın her yerinde olağanüstü bir hızla harcandı. Fark, salgın bittikten sonra başlıyor: İngiltere bu harcamaları “olağanüstü dönemdi” deyip kapatmadı; yıllar sonra bile bağımsız kurumlar aracılığıyla hesabını sormaya devam ediyor.
Rakamlar çarpıcı. İngiltere'nin COVID Sahtekârlıkla Mücadele Komiseri'nin (Covid Counter-Fraud Commissioner) bulgularına göre pandemi programlarında dolandırıcılık ve idari hata nedeniyle 10,9 milyar sterlin kaybedildi. Bunun 324 milyon sterlini kişisel koruyucu ekipman (PPE) dolandırıcılığından, 1,88 milyar sterlini ise “Bounce Back” kredi programındaki usulsüzlüklerden kaynaklandı. Bugüne kadar bu kaybın yalnızca yaklaşık 1,8 milyar sterlini geri alınabildi — yani kaybedilen her 6 sterlinin ancak 1'i.
Haziran 2026'da yayımlanan hükümet yanıtında, Komiser'in 22 önerisinin büyük bölümü kabul edildi; ancak kamu fonlarını korumak için kritik görülen 4 öneri reddedildi veya “kısmen” kabul edildi. Aynı süreçte, pandemi kaynaklı dolandırıcılığın izini sürmek için geniş yetkilerle donatılmış yeni bir Kamu Otoriteleri Dolandırıcılık Soruşturma ve İcra Servisi kuruldu. Ulusal Denetim Ofisi (NAO) ise vergi ve sosyal yardım hariç tutulduğunda bile kamuya karşı dolandırıcılığın yıllık maliyetini 5 ila 31 milyar sterlin; bunlar dâhil edildiğinde 55–81 milyar sterlin olarak tahmin ediyor. NAO, denetlenmemiş yerel hesaplar yüzünden “bütünleşik devlet hesaplarını” üst üste üçüncü yıl da onaylamayı reddetti.
İngiltere'de temel ilke açıktır: kriz dönemleri, hesap verebilirliğin askıya alındığı dönemler değildir. Harcama ne kadar acil olursa olsun, faturası yıllar sonra bile kamu adına tek tek çıkarılır.
Türkiye: Aynı Kriz, Çok Farklı Bir Uygulama
Türkiye'de de pandemi boyunca aşı, test, koruyucu ekipman, tedavi ve ekonomik destekler için çok büyük bir kamu kaynağı harcandı. Kamuya açık verilere göre ülke, 14 Ocak 2021'de başlayan kampanyada 2022 başı itibarıyla 141 milyondan fazla doz aşı uyguladı; bu, dünyanın en yüksek doz sayısına ulaşan ülkelerinden biri olmak demektir. Ancak İngiltere'dekine benzer kapsamda, bağımsız, sözleşme ve proje bazında yayımlanmış bütüncül bir COVID Kamu Harcamaları Raporu Türkiye'de bulunmamaktadır. Temel sorun budur.
Aşı Alımları: Sözleşmeler Neden Görünmüyor?
Kamuya açık açıklamalardan bilinenler şunlar: 25 Kasım 2020'de Sinovac ile 10 milyon dozluk ilk anlaşma duyuruldu; ilk parti 30 Aralık 2020'de geldi. BioNTech için “Mart sonuna kadar 4,5 milyon doz, mutabakatla 30 milyon doza kadar” denildi; 24 Mart 2021'de 1,4 milyon doz ulaştı. 28 Nisan 2021'de 50 milyon dozluk Sputnik V anlaşması imzalandığı açıklandı ve 30 Nisan'da acil kullanım onayı verildi — ancak bu 50 milyon dozun akıbeti hiçbir zaman net biçimde kamuoyuna açıklanmadı; TBMM'de yalnızca 400 bin doz Sputnik'in akıbetinin belirsizliği gündeme geldi.
Bilinmeyenler ise bilinenlerden fazla. Türkiye'nin toplamda kaç doz aşı satın aldığı, her aşı için ne ödediği, doz başına net maliyet, distribütörlük ve lojistik bedelleri, teslim ve gecikme yaptırımları ve sözleşmelerdeki cezai şartlar bütünlüklü bir resmî raporda hiçbir zaman yer almadı.
Tartışmanın odağındaki isim Keymen İlaç oldu. Sağlık Bakanlığı, Sinovac ile devlet adına Devlet Malzeme Ofisi'nin görüştüğünü, Keymen İlaç'ın ise bir “aracı” değil, Sinovac'ın Türkiye'deki yetkili distribütörü olarak lojistik ve dağıtım hizmeti yürüttüğünü açıkladı. Bu, kurumun resmî pozisyonudur ve olduğu gibi kaydedilmelidir. Buna karşılık muhalefet, faturanın ve gerçek alış fiyatının açıklanmasını istedi.
Bir soru önergesi, bir iddia. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir'in 17 Mayıs 2021 tarihli yazılı soru önergesinde, Çin'den ücretsiz gönderildiği ileri sürülen 1 milyon doz aşının Devlet Malzeme Ofisi'ne doz başına 12 dolardan fatura edildiği ve 12 milyon dolarlık ödeme yapıldığı iddia edildi. Bunun bir soru önergesinde ileri sürülen iddia olduğunun altını çizmek gerekir; kesinleşmiş bir yargı kararı değildir. Ancak bir iddianın kanıtlanmamış olması, onu ortadan kaldırmaz — kanıtlanabilir tek şey, sözleşmelerin ve faturaların kamuoyuna açıklanmamış olmasıdır. Ve açıklanmayan bir sözleşme, şüpheyi de dağıtamaz.
TÜBİTAK ve COVID-19 Türkiye Platformu: 78 Milyon TL Nereye Gitti?
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın TBMM'ye verdiği resmî yanıta göre, COVID-19 Türkiye Platformu kapsamında aşı ve ilaç projeleri için yaklaşık 78 milyon TL ödenek ayrıldı ve bunun yaklaşık %80'i aşı projelerinde kullanıldı. Destekler preklinik çalışmaları, GMP üretimini ve Faz I–II klinik araştırma giderlerini kapsıyordu. Aynı yanıta göre platformda 17 proje, 49 kurum ve kuruluştan 436 araştırmacı yer aldı; yedi farklı aşı projesi yürütüldü ve Ekim 2021 itibarıyla üç aday klinik aşamaya ulaştı.
Bu rakamlar tek başına bir usulsüzlük kanıtı değildir; araştırmada başarısızlık bilimin doğasında vardır. Ama kamu parası söz konusu olduğunda cevabı olması gereken sorular somuttur:
– Hangi projeye ne kadar bütçe ayrıldı ve hangi kurumlar aldı?
– 17 projeden kaçı hedeflediği aşamaya ulaştı, kaçı durduruldu ve neden?
– Desteklenen özel şirketler ve araştırmacılar kimlerdi?
– Patent, yayın, klinik çalışma ve üretilebilir ürün olarak somut çıktı ne oldu?
– Kurulan laboratuvar ve üretim altyapıları bugün hâlâ kullanılıyor mu?
Bugüne kadar bu soruların tümüne proje bazında cevap veren, kamuya açık bir değerlendirme raporu yayımlanmadı.
TURKOVAC: En Büyük Kamu Yatırımı Bugün Nerede?
Pandemi döneminin en dikkat çekici yatırımı, 2021 sonunda acil kullanım onayı alan yerli aşı TURKOVAC oldu; Türkiye'nin biyoteknolojide dışa bağımlılığını azaltma hedefinin sembolü olarak sunuldu. Ancak Omicron ile birlikte dünya mRNA teknolojisine kaydı ve inaktif aşıların alanı daraldı.
Ve bugün cevapsız sorular birikmiş durumda: TÜBİTAK, TÜSEB, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Erciyes Üniversitesi'nin TURKOVAC için yaptığı toplam yatırım ne kadardı? Kaç doz üretildi, kaçı uygulandı, kaçı depoda kaldı, kaçının süresi doldu, kaçı imha edildi? “Dost ve kardeş ülkelere ihraç edilecek” denen aşıdan hangi ülkeye, kaç doz, hangi fiyata satıldı ve ne gelir elde edildi? Büyük ölçekli Faz III etkinlik ve uzun dönem koruyuculuk verileri neden uluslararası literatürde sınırlı kaldı? Üretim hattı ve GMP altyapısı hâlâ aktif mi; ikinci nesil mRNA, self-amplifying RNA ya da intranazal aşı teknolojilerine geçilebildi mi?
En temel soru ise tektir: Pandemi sırasında yapılan bu büyük kamu yatırımı, Türkiye'ye kalıcı bir aşı teknolojisi ve biyoteknoloji altyapısı kazandırabildi mi? Kazandırdıysa bugün hangi yeni aşılar, hangi patentler, hangi şirketler ondan doğdu? Kazandıramadıysa, yatırımın uzun vadeli getirisi objektif olarak değerlendirilmelidir.
Önemli Ayrım: Bilimsel Başarısızlık, Kamu Yönetimi Başarısızlığı Değildir
Burada dürüst bir sınır çizmek gerekir. Desteklenen aşı adaylarının çoğunun ruhsata ulaşamaması, tek başına bir kamu zararı ya da usulsüzlük değildir; dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile aday aşıların büyük bölümü hiç ruhsat alamaz. Yani mesele, projelerin başarısız olması değildir. Kamu yönetiminin hesabını vermesi gereken alan başkadır: proje seçimleri hangi ölçütlere göre yapıldı, kaynak dağılımı objektif miydi, harcamalar planlandığı gibi mi kullanıldı, projeler bağımsız olarak değerlendirildi mi, başarısız olanlar zamanında sonlandırıldı mı, başarılı olanlar yeterince desteklendi mi? Sorgulanan bilim değil, yönetimdir.
Asıl Eksiklik: Bağımsız ve Bütüncül Bir Pandemi Hesabı
İngiltere milyarlarca sterlinlik kaybı açıkça hesaplayıp yıllar önceki sözleşmeleri yeniden incelerken, Türkiye'de aşı alımları ve yerli aşı projeleri için benzer kapsamda, bağımsız, sözleşme ve proje bazında yayımlanmış bir hesap yoktur. Yapılması gereken bellidir:
– Sinovac, BioNTech ve Sputnik V sözleşmelerinin mali bölümleri açıklanmalı;
– toplam alınan, uygulanan, imha edilen ve süresi geçen doz sayıları yayımlanmalı;
– distribütör ve lojistik şirketlerine yapılan ödemeler kalem kalem belirtilmeli;
– TÜBİTAK ve TÜSEB destekleri proje bazında listelenmeli; her proje için başlangıç bütçesi, kullanılan tutar, ulaşılan aşama ve nihai sonuç açıklanmalı;
– TURKOVAC dâhil tüm yatırımların toplam maliyeti ve çıktısı raporlanmalı;
– ve tüm bunlar, Sayıştay veya bağımsız bir komisyon eliyle özel bir pandemi denetimine tabi tutulmalıdır.
Sonuç
Bir soru önergesindeki iddia, usulsüzlüğün kanıtı değildir; bir araştırma projesinin başarısızlığı da kamu zararının kanıtı değildir. Ama kamu kaynağı kullanıldığında en güçlü güvence tektir: ayrıntılı şeffaflık ve bağımsız denetim. Sözleşmelerin, fiyatların ve proje sonuçlarının açıklanmaması, hiçbir şüpheyi ortadan kaldırmaz; yalnızca cevapsız soruları biriktirir.
Pandemiler geçer; ama kriz dönemlerinde harcanan milyarlarca liralık kamu kaynağının hesabı, yıllar sonra bile toplum adına sorulmalı, bilimsel, mali ve idari açıdan değerlendirilmelidir. Çünkü kamu parası, hangi amaçla harcanmış olursa olsun, nihayetinde toplumun ortak kaynağıdır — ve her kuruşunun hesabı verilebilmelidir. İngiltere bunu yapıyor. Sorun, Türkiye'nin bunu neden yapmadığıdır.
Kaynaklar
· Hawley S. Beyond Covid fraud – the Government must go further to protect public money. Spotlight on Corruption. 24 Jun 2026.
· Hayhoe T. Pursuing Recoveries and Preventing Reoccurrence: Final Report of the Covid Counter Fraud Commissioner. London: HM Treasury; 2025. CP 1462.
· National Audit Office. The Impact of Fraud and Error on Public Funds 2023–24. London: NAO; 2024.
· HM Treasury. Whole of Government Accounts: Year Ended 31 March 2023. London: HM Treasury; 2024.
· Emir M. Sinovac aşılarının tedariki ve Keymen İlaç’ın rolüne ilişkin yazılı soru önergesi. TBMM, 27. Dönem, 4. Yasama Yılı; 17 May 2021.
· T.C. Sağlık Bakanlığı. Aşıların aracı bir firma vasıtası ile alındığına yönelik basında çıkan haberlere ilişkin açıklama. Ankara: Sağlık Bakanlığı; 2020.
· T.C. Sağlık Bakanlığı. 83 milyonun hakkı adına bir açıklama. Ankara: Sağlık Bakanlığı; 2021.
· T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Ömer Fethi Gürer’in 7/40500 esas sayılı yazılı soru önergesine ilişkin cevaplar. Ankara; 2021.
· T.C. Sağlık Bakanlığı. COVID-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu. Ankara: Sağlık Bakanlığı.
· Türkiye Büyük Millet Meclisi. TBMM Tutanak Dergisi. 27. Dönem, 4. Yasama Yılı, ilgili birleşimler. Ankara: TBMM; 2021.






